Bu rehber ne yapar, ne yapmaz?
Almanya'daki yeminli çevirmenlere ve çeviri bürolarına Türkçe bir sözleşme geldiğinde ilk zorluk sözcükler değil, kavramlardır. "Cezai şart", "fesih", "feragat", "yetki" gibi kalıp ifadelerin her birinin Türk hukukunda belirli bir kanun dayanağı vardır ve Almanca metinde karşılaştığınız terimler (BGB, HGB, ZPO) aynı kavramı her zaman aynı sınırlarla taşımaz. Bu yazı, iş sözleşmesi, kira sözleşmesi, taşınmaz satış vaadi ve ticari sözleşme gibi sık gelen belgelerde bir ön çeviri hazırlarken hangi kanun maddesine bakılacağını ve Almanca tarafta hangi kanun terimiyle karşılaştırılacağını gösterir. Noter onaylı vekâletname ayrı bir yazıda ele alınmıştır; burada yalnızca sözleşmeler vardır.
turkdeutschservice.com yeminli çeviri yapmaz, onay ya da tasdik vermez; yalnızca ön çeviri hazırlar. Çevirinin kabul edilmesi, onay şerhi ve nihai metin yeminli çevirmenin ve belgenin gideceği kurumun kararıdır. Aşağıdaki karşılıklar iki ayrı türdendir ve bu fark metin boyunca korunmuştur. Birincisi, kanun metninde birebir yer alan terimlerdir: örneğin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 179. maddesindeki "ceza" ya da BGB'nin 339. paragrafındaki "Vertragsstrafe". İkincisi, iki kanun maddesinin yapısal benzerliğinden çıkan Übersetzungsvorschlag'dır, yani çevirmen önerisidir; bu öneri resmî karşılık değildir ve müşterinin ya da kurumun kendi sözlüğü her zaman önceliklidir. Hukuki yorum yapmıyoruz; belgede ne yazıyorsa onu aktarmak çevirmenin işidir.
Önce sözleşmenin türünü ve hukukunu belirleyin
TBK md. 19, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla ya da gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerin esas alınacağını söyler. Alman tarafta benzer bir yorum ilkesi BGB § 133'tedir: Willenserklärung yorumlanırken wirklicher Wille araştırılır ve ifadenin harfi anlamına takılınmaz; § 157 ise sözleşmelerin Treu und Glauben ve Verkehrssitte'ye göre yorumlanmasını öngörür. Çevirmen için pratik sonuç şudur: başlıkta "Hizmet Sözleşmesi" yazıyor olsa da içerik bir iş sözleşmesi olabilir; sözleşmenin adını değil metnini okuyun ve başlığı kaynakta yazıldığı gibi çevirin, kendi sınıflandırmanızı çeviriye yazmayın.
İlk soru şunlardır: Belge hangi türdür (iş, kira, satış vaadi, ticari sözleşme)? Taraflar tacir mi? Sözleşme hangi şekle tabidir? Hangi mahkeme ya da yetki hükmü içeriyor? Bu soruların cevabı, sonraki bölümlerde hangi terim grubuna bakacağınızı belirler.
Tarafların tanımı: sıfatları kaynak kanunla eşleştirin
Türkçe sözleşmeler genellikle "bundan sonra … olarak anılacaktır" kalıbıyla tarafları tanımlar. Taraf sıfatları kanunun kendi terimiyle yazılmışsa Almanca karşılığını yine kanun terimlerinden seçmek, metinde tutarlılık sağlar. Aşağıdaki tabloda sol sütun Türk kanunundaki terim, sağ sütun kanun metninde karşılaştırma için yer verilen Almanca terimdir; ortadaki sütun dayanak maddedir. Eşleştirme sıfat düzeyindedir, iki hukuk düzeninin kavramı tümüyle aynı olduğu anlamına gelmez.
| Türkçe terim | Türk dayanağı | Almanca karşılaştırma terimi |
|---|---|---|
| Kiraya veren, kiracı | TBK md. 299 (kira sözleşmesi tanımı) | Vermieter, Mieter (BGB § 535) |
| İşçi, işveren | 4857 sayılı İş Kanunu md. 2 (işçi, işveren tanımı), md. 8; TBK md. 393 | Arbeitnehmer, Arbeitgeber (BGB § 611a) |
| Alacaklı, borçlu | TBK md. 179, 112 | Gläubiger, Schuldner (BGB §§ 339, 241) |
| Düzenleyen (genel işlem koşullarını sunan taraf) | TBK md. 20, 21 | Verwender (BGB § 305 Abs. 1) |
| Tacir | 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) md. 18 | Kaufmann (HGB § 1: Handelsgewerbe betreibt) |
| Satıcı, alıcı | TBK md. 207 (satış sözleşmesi tanımı), md. 237 (taşınmaz satışı) | Verkäufer, Käufer (BGB § 433) |
Taraf adlarında (şirket unvanı, kişi adı, adres) özel adlar aynen kalır; "Anonim Şirketi", "Limited Şirketi" gibi genel sözcüklerin hedef dilde nasıl yazılacağı için müşterinin kendi kullanımına ya da tercümanın sözlüğüne bakılır. Türkçe karakterlerin korunması ve isim yazımı için ayrı rehberimize bakabilirsiniz.
Şekil: yazılı, imzalı, resmî şekilde düzenlenmiş
Sözleşmenin hangi şekille yapıldığı, çeviride kaybolmaması gereken bir bilgidir. TBK md. 12'ye göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir; kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir ve şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz. Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzası zorunludur (md. 14); imza kural olarak el yazısıyla atılır, güvenli elektronik imza da el yazısı imzanın sonuçlarını doğurur (md. 15). Almanca tarafta aynı çerçeve BGB § 126'dadır: Schriftform'da Urkunde, Aussteller tarafından eigenhändig Namensunterschrift ile imzalanır; sözleşmede tarafların imzası aynı belge üzerinde olmalıdır (§ 126 Abs. 2); notarielle Beurkundung yazılı şeklin yerini tutar (§ 126 Abs. 5).
Taşınmazlarda şekil daha katıdır. TBK md. 237'ye göre taşınmaz satışının geçerli olması için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır; taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri de resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Türk Medenî Kanunu md. 706 aynı şekilde taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmî şekilde düzenlenmesini arar. BGB § 311b Abs. 1, mülkiyet devri veya iktisabı borcu doğuran sözleşmenin notarielle Beurkundung gerektirdiğini söyler. TBK md. 29 ise ileride kurulmasına ilişkin sözleşmelerin geçerli olduğunu, kanunlarda öngörülen istisnalar dışında önsözleşmenin geçerliliğinin ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlı olduğunu belirtir. Bu üç maddeyi birlikte okuyan çevirmen, "satış vaadi" ifadesini neden "ön anlaşma" gibi hafif bir sözcükle karşılamaması gerektiğini görür. Bu ifadenin resmî Almanca karşılığı kanun metinlerinde yer almamaktadır; ön çeviride karşılığı Übersetzungsvorschlag olarak işaretleyin.
Noter terimleri: düzenleme, onaylama, şerh
"Noter onaylı sözleşme" müşterinin ağzında üç farklı işlemi anlatabilir ve çeviri her birinde farklı terim ister. 1512 sayılı Noterlik Kanunu bu ayrımı açıkça yapar: md. 60 noterin görevlerini sayar (hukuki işlemleri düzenlemek; dışarıda yazılıp getirilen kâğıtlardaki imzayı, mührü ya da tarihi onaylamak; taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmak ve istek hâlinde tapu siciline şerh vermek; belgeleri bir dilden diğerine çevirmek gibi). Md. 61/A taşınmaz satış sözleşmesinin noterler tarafından da yapılabileceğini söyler; bu hükümlerin metninde 23/6/2022 tarihli 7413 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ve ekleme işareti yer alır, dolayısıyla belgenin tarihi hangi düzenlemenin geçerli olduğu açısından not edilmelidir.
| Türkçe işlem | Kanundaki dayanak | Almanca karşılaştırma |
|---|---|---|
| Düzenleme şeklinde sözleşme (noter tutanak düzenler, ilgili okur ve imzalar) | Noterlik Kanunu md. 84-87; md. 89 (tapuda işlem gerektiren sözleşmeler, gayrimenkul satış va'di) | Beurkundung, Niederschrift (BeurkG §§ 8, 9, 13) |
| İmza onayı (imza noter huzurunda atılır ya da ilgili tarafından kabul edilir) | Noterlik Kanunu md. 90-92 | Beglaubigung einer Unterschrift, Beglaubigungsvermerk (BeurkG §§ 39, 40) |
| Noterin görev tanımı | Noterlik Kanunu md. 1, 60 | BNotO § 1, § 20 (Beurkundungen und Beglaubigungen) |
İki hukuk düzeni arasında kanun metninden görülebilen bir paralellik şudur: Noterlik Kanunu md. 91 onaylamanın, imzanın noter huzurunda atılması veya kendisine ait olduğunun ilgili tarafından kabulüyle yapılabileceğini söyler; BeurkG § 40 Abs. 1, bir imzanın ancak noterin huzurunda atılması (vollzogen) veya kabul edilmesi (anerkannt) hâlinde onaylanmasını öngörür (soll-Vorschrift) ve Abs. 3 uyarınca Beglaubigungsvermerk imzayı atan ya da kabul eden kişiyi göstermelidir. Md. 92'ye göre onay şerhi yer ve tarihi, ilgilinin kimliğini, adresini ve vergi kimlik numarasını, imzanın huzurda atılıp atılmadığını ve noterin imzasıyla mührünü taşır. Çevirmen olarak şerhin her unsurunu kaynaktaki sırayla ve yazıldığı biçimde aktarın; şerhin eksik ya da okunamaz olduğunu fark ederseniz bunu çeviride işaretleyip yeminli çevirmene bırakın, kendiniz tamamlamayın.
Bunun belge türüne etkisi için vekâletname yazımızdaki ayrıma da bakın: vekâletname ve noter şerhi. Tapu kaydı ve şerhler için tapu senedi ve takyidat rehberi ayrıdır; sözleşmede "satış vaadi tapuya şerh edilmiştir" gibi bir cümle varsa, kanun dayanağı olarak Türk Medenî Kanunu md. 1009'daki şerh imkânını (taşınmaz satış vaadi dâhil) bilmek yeterlidir.
Kalıp ifade 1: cezai şart (ceza koşulu, sözleşme cezası)
Günlük dilde "cezai şart" denen düzenleme TBK'da "ceza koşulu" başlığıyla md. 179-182'de, TTK md. 22'de ise "sözleşme cezası" sözcüğüyle geçer. Kaynağınızda hangisi yazıyorsa onu aktarın. BGB'de karşılığı olarak görülen düzenleme § 339-345'teki Vertragsstrafe'dir; § 339 cezanın borçlu temerrüde düştüğünde verwirkt olduğunu söyler. Almanca ön çeviride "Vertragsstrafe" kanun terimidir, ancak aşağıdaki farklar sözcüğün bir karşılık olarak yeterli olmadığı yerleri gösterir:
- Asıl borç mu, ceza mı? TBK md. 179/1: aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza zamanında ya da yerinde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir (md. 179/2). BGB'de bu ayrım § 340 (Nichterfüllung: ceza ifa yerine istenir) ve § 341 (nicht gehörige Erfüllung: ceza ifa yanında istenir; Abs. 3: kabul sırasında hak saklı tutulmalıdır) arasında yapılır.
- Zarar ile ilişkisi. TBK md. 180/1: alacaklı zarara uğramamış olsa bile ceza ifa edilmelidir. BGB § 340 Abs. 2 ise cezayı zararın Mindestbetrag'ı olarak istenebilecek bir tutar sayar.
- İndirim. TBK md. 182/3: hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. BGB § 343 Abs. 1: orantısız yüksek ceza borçlunun talebi üzerine kararla uygun tutara indirilebilir. Tacirler bakımından TTK md. 22, tacir sıfatını haiz borçlunun, TBK md. 121/2, 182/3 ve 525'te yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla ücretin veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemeyeceğini söyler; HGB § 348 de Kaufmann'ın Handelsgewerbe işletmesinde verdiği Vertragsstrafe için BGB § 343 uyarınca indirimin yapılamayacağını belirtir.
Çevirmenin görevi bu farkları yorumlamak değil, kaynaktaki ifadenin hangi kanun yapısına dayandığını bilerek terimi tutarlı seçmektir. Sözleşmede ceza tutarı ya da oran yazıyorsa hesaplama yapmayın, rakamı yazıldığı biçimde aktarın.
Kalıp ifade 2: feragat, ibra ve zamanaşımı
"Feragat" kanunda çok yerde geçer ve her seferinde aynı işlemi anlatmaz. TBK md. 179/2'de alacaklının cezadan "açıkça feragat etmesi", md. 145'te borçlunun takas hakkından, md. 160'ta zamanaşımından feragat konuları düzenlenir; md. 160 zamanaşımından önceden feragat edilemeyeceğini söyler. "İbra" ise TBK md. 132'de ayrı bir kavramdır: borcu doğuran işlem bir şekle bağlı olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. BGB'de bu işleve yakın düzenleme § 397'deki Erlassvertrag ve negatives Schuldanerkenntnis'tir. Bu eşleştirme bir karşılaştırma önerisidir; kanunlar arası tam denklik iddia edilmemektedir. Çeviride "feragat" ve "ibra" sözcüklerini birbirinin yerine kullanmayın, kaynakta hangisi yazıyorsa onu ayrı bir terim olarak tutun.
Kalıp ifade 3: fesih, dönme, bildirim
Türk hukukunda sözleşmeyi sona erdiren işlemleri anlatan üç sözcük vardır ve çeviride birbirine karıştırılmaları en sık görülen hatalardandır: dönme, fesih ve bildirim (fesih bildirimi). TBK md. 125/3, sözleşmeden dönme hâlinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulduğunu ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerini söyler. Md. 126, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklının sözleşmeyi feshedebileceğini belirtir. BGB'de bu ikilinin karşılaştırma terimleri § 346'daki Rücktritt (empfangene Leistungen zurückzugewähren) ve § 314'teki Kündigung von Dauerschuldverhältnissen aus wichtigem Grund'dur. İki kanunun yapısı burada birbirine paraleldir: TBK md. 138, sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanacağını; BGB § 313 Abs. 3 ise Dauerschuldverhältnisse için Rücktrittsrecht yerine Kündigung hakkının geçtiğini söyler. Bu yüzden "dönme = Rücktritt, sürekli ilişkide fesih = Kündigung" eşleştirmesi bir Übersetzungsvorschlag olarak savunulabilir.
Sözleşme türüne göre fesih hükümleri de ayrılır:
- İş sözleşmesi. 4857 sayılı Kanun md. 17 belirsiz süreli sözleşmelerin feshinden önce bildirim şartını ve kıdeme göre iki, dört, altı ve sekiz haftalık asgari süreleri sayar; md. 24 ve 25 işçi ve işveren için sürenin bitiminden önce ya da bildirim süresini beklemeksizin fesih sebeplerini (sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller, zorlayıcı sebepler vb.) listeler. Alman tarafta BGB § 622 Kündigungsfristen, § 623 Schriftform der Kündigung (elektronik form hariç) ve § 626 fristlose Kündigung aus wichtigem Grund gelir; § 626 Abs. 2'ye göre fesih ancak iki hafta içinde yapılabilir. Süre rakamlarını iki kanunda karşılaştırmayın, sözleşmede yazan sayıyı aynen aktarın.
- Kira. TBK md. 331, kira ilişkisinin devamını çekilmez kılan önemli sebeplerde yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman fesih imkânı tanır; BGB § 543 außerordentliche fristlose Kündigung aus wichtigem Grund'u, § 568 Abs. 1 ise kiracılık feshi için Schriftform şartını düzenler. Konut ve çatılı işyeri kirasındaki uzama için TBK md. 347, ihtiyaç sebebiyle dava için md. 350, tahliye taahhüdü ve iki haklı ihtar için md. 352 yazılıdır.
- Ticari sözleşme. TTK md. 18/3, tacirler arasında temerrüde düşürmeye, fesih ve dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılacağını söyler. Sözleşmede "ihtarname" ya da "KEP" ifadesi geçiyorsa bu madde, ifadenin neden orada olduğunu gösterir.
Kalıp ifade 4: yetkili mahkeme ve yetki sözleşmesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) md. 17'ye göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnızca sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılır. Md. 18/2 geçerlilik şartlarını sayar: yazılı yapılma, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkemenin gösterilmesi. Md. 18/1 ise kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamayacağını söyler. Alman Zivilprozessordnung (ZPO) § 38 karşılaştırma maddesidir: Abs. 1'e göre Gerichtsstandsvereinbarung, taraflar Kaufleute, juristische Personen des öffentlichen Rechts veya öffentlich-rechtliche Sondervermögen ise açık ya da zımni olarak yapılabilir; Abs. 2'ye göre taraflardan en az birinin yurt içinde genel yargı yeri bulunmuyorsa da yapılabilir ve bu durumda anlaşma yazılı yapılmalı, sözlü yapılmışsa yazılı olarak teyit edilmelidir. Abs. 3 bunların dışında yalnızca, açık ve yazılı olmak koşuluyla, ya uyuşmazlık doğduktan sonra yapılan anlaşmaya ya da davalı tarafın sözleşmeden sonra ikametgâhını veya mutat meskenini ZPO'nun uygulandığı alanın dışına taşıması hâline veya dava açıldığı sırada ikametgâhının ya da mutat meskeninin bilinmemesi hâline ilişkin anlaşmaya izin verir. Ayrıca § 29 Abs. 2, Erfüllungsort anlaşmasının yalnızca belirli taraf gruplarında yetki doğurduğunu söyler. "Yetki sözleşmesi" ve "yetki şartı" için Gerichtsstandsvereinbarung bir Übersetzungsvorschlag'dır; belgede "İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" gibi bir cümle varsa mahkeme ve icra dairesi adlarındaki özel adı (İstanbul) aynen yazın, genel sözcükleri çevirin.
Kalıp ifade 5: mücbir sebep, zorlayıcı sebep, imkânsızlık
Sözleşmelerde en sık göreceğiniz kalıplardan biri "mücbir sebep" maddesidir. "Mücbir sebep" sözcüğü TBK'da belirli hükümlerde geçer (örneğin md. 228, 373); genel bir tanımı yer almaz. 4857 sayılı Kanun ise "zorlayıcı sebepler" ifadesini kullanır: md. 24 ve 25'in (III) numaralı bentleri, işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektiren zorlayıcı sebepleri fesih sebebi sayar; md. 40 bu sebeplerle çalışamayan veya çalıştırılamayan işçiye bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenmesini öngörür. Dolayısıyla bir sözleşmede "mücbir sebep" ya da "zorlayıcı sebep" yazıyorsa, çevirmen kaynaktaki sözcüğü korumalı ve kanun tanımına dayanmayan bir genişletme yapmamalıdır.
İlgili genel hükümler şunlardır: TBK md. 136, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşması hâlinde borcun sona ermesini; md. 138 ise sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen olağanüstü durum nedeniyle uyarlama veya dönme hakkını düzenler. BGB'de karşılaştırma maddeleri § 275 (Ausschluss der Leistungspflicht, Unmöglichkeit) ve § 313 (Störung der Geschäftsgrundlage) ile; ayrıca "höhere Gewalt" ifadesinin kanun metninde geçtiği yer olarak § 206'dır, ancak orada konu zamanaşımının durmasıdır (Hemmung der Verjährung). Almanca ön çeviride "mücbir sebep" için "höhere Gewalt" bir çevirmen önerisi olabilir; bu karşılık resmî bir terim sözlüğünden doğrulanmış değildir, bu yüzden Übersetzungsvorschlag olarak işaretleyin.
Kalıp ifade 6: genel işlem koşulları, kısmi hükümsüzlük
Sözleşmenin ekinde "Genel Şartlar" ya da "Genel İşlem Koşulları" varsa TBK md. 20-25 devreye girer: md. 20 tanımı verir (düzenleyenin çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden tek başına hazırladığı hükümler), md. 21 koşulların bilgilendirme ve kabul olmadan yazılmamış sayılacağını, md. 23 belirsiz hükmün düzenleyen aleyhine yorumlanacağını söyler. Alman tarafta BGB § 305 Allgemeine Geschäftsbedingungen'ı aynı yapıda tanımlar ve Einbeziehung şartlarını sayar. Bu iki grubu eşleştirmek terim düzeyinde karşılaştırma için uygundur; sonuç düzeyinde yorum yapmayın.
"Sözleşmenin bir hükmünün geçersizliği diğerlerini etkilemez" türü cümleler için TBK md. 27/2 dayanaktır: sözleşme hükümlerinden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez, ancak o hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. Almanca tarafta bu cümle için kullanılan kalıp ifadeye dair resmî bir kaynak belirlenemedi; BGB § 134 (kanuni yasağa aykırı hukuki işlem) ve § 138 (ahlaka aykırı hukuki işlem; sömürü yoluyla aşırı orantısızlık) hükümsüzlüğü (Nichtigkeit) öngörür, ancak bu kalıbı vermez.
Sözleşme türüne göre kısa not
İş sözleşmesi. 4857 md. 8: iş sözleşmesi kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tabi değildir; süresi bir yıl ve daha fazla olan sözleşmelerin yazılı yapılması zorunludur; yazılı sözleşme yapılmayan hâllerde işveren işçiye en geç iki ay içinde çalışma koşullarını gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. TBK md. 393-394 hizmet sözleşmesini tanımlar ve özel bir şekle bağlı olmadığını söyler. Almanca tarafta BGB § 611a Arbeitsvertrag'ı, GewO § 105 Abschluss, Inhalt ve Form des Arbeitsvertrages'ın serbest gerçekleştirilmesini ve Nachweisgesetz § 2 wesentliche Vertragsbedingungen'in yazılı belgelenmesini düzenler.
Kira sözleşmesi. TBK md. 299 ile BGB § 535 tanım düzeyinde karşılaştırılır. Kira süresi ve şekil için BGB § 550: bir yıldan uzun kira yazılı yapılmazsa belirsiz süreli sayılır. TBK'da aynı sonuç öngörülüp öngörülmediği bu yazıda karşılaştırılmamıştır; sözleşmede yazılı süre bilgisini yazıldığı gibi aktarın.
Taşınmaz satış vaadi. TBK md. 237/2, md. 29, Noterlik Kanunu md. 60 ve 89, Türk Medenî Kanunu md. 1009 birlikte okunur. BGB § 154 Abs. 2, Beurkundung kararlaştırılmışsa Beurkundung yapılana kadar sözleşmenin kurulmadığının şüpheli hâllerde kabul edildiğini söyler; bu bilgi çeviriyi etkilemez ama "ön sözleşme" ifadesinin şekle bağlılığını anlamaya yardımcı olur.
Ticari sözleşme. TTK md. 1/2'ye göre ticari hüküm bulunmayan ticari işlerde mahkeme ticari örf ve âdete bakar; HGB § 346 Handelsbräuche'ye atıf yapar (Übersetzungsvorschlag: ticari örf ve âdet = Handelsbräuche). TTK md. 19'a göre bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır; HGB § 343-344 Handelsgeschäfte'yi ve bunların işletmeye ait sayılmasını düzenler.
Büro içi iş akışı: ön çeviriden onaya
Alırken
- Sözleşmenin türünü, tarihini ve düzenleyen tarafları not edin; hangi kanun sürümünün geçerli olduğu tarihe bağlıdır.
- Çevirinin hangi kurum için ve kim tarafından onaylanarak kullanılacağını sorun; yeminli çevirmen kararını verir.
- Müşterinin ya da kurumun kendi sözlüğü varsa onu kullanın.
Terim seçerken
- Kalıp ifadeleri (ceza koşulu, feragat, ibra, dönme, fesih, yetki sözleşmesi, mücbir sebep) yukarıdaki maddelerle karşılaştırın; birbirinin yerine koymayın.
- Kanun metninde görmediğiniz her karşılığı "Übersetzungsvorschlag" olarak işaretleyin.
- Kurum ve şirket adlarında özel adı aynen bırakın, genel sözcükleri hedef dile çevirin.
Teslim etmeden önce
- Tutar, oran, tarih, madde numarası ve kanun atıflarını kaynağa göre tek tek kontrol edin; hesaplama yapmayın.
- Noter şerhi, mühür, imza ve kaşe bulunan yerleri çeviride işaretleyin; okunamayanı "okunamıyor" diye not edin.
- Belirsiz kalan her noktayı yeminli çevirmene bırakın.
Sınır notu
Bu yazı bilgilendirmedir, hukuki danışmanlık değildir. Hangi kanunun uygulanacağı, sözleşmenin geçerliliği ve sonuçları hakkında karar yetkili makamlarındır; çevirinin kabulü ve onayı ise yeminli çevirmene ve belgenin gideceği kuruma aittir. turkdeutschservice.com onay vermez. Belge türleri için belge türleri, çalışma biçimi için nasıl çalışır ve gizlilik; tercümanlar için serbest tercümanlar, bürolar için tercüme büroları sayfalarına bakabilirsiniz. Sorularınız için sık sorulan sorular ve iletişim; ticaret sicili için ticaret sicili gazetesi ilanı ve mahkeme terimleri için mahkeme kararı terimleri rehberlerine de bakabilirsiniz. Almanca eşi: Almanca rehber.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, md. 12, 14, 15, 19-25, 27, 29, 112, 117, 120-126, 132, 136, 138, 145, 160, 179-182, 207, 228, 237, 299, 331, 347, 350, 352, 373, 393, 394, 525 (Mevzuat Bilgi Sistemi) (kontrol: 2026-11-01)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, md. 1, 18, 19, 22 (Mevzuat Bilgi Sistemi) (kontrol: 2026-11-01)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, md. 17, 18 (Mevzuat Bilgi Sistemi) (kontrol: 2026-11-01)
- 4857 sayılı İş Kanunu, md. 2, 8, 17, 24, 25, 40 (Mevzuat Bilgi Sistemi) (kontrol: 2026-11-01)
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu, md. 1, 60, 61/A, 84-87, 89-92 (Mevzuat Bilgi Sistemi) (kontrol: 2026-11-01)
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, md. 706, 1009 (Mevzuat Bilgi Sistemi) (kontrol: 2026-11-01)
- §§ 126, 133, 134, 138, 154, 157, 241, 275, 305, 311b, 313, 314, 339-346, 397, 433, 535, 543, 550, 568, 611a, 622, 623, 626 BGB (gesetze-im-internet.de) (kontrol: 2026-11-01)
- §§ 206 BGB - Hemmung der Verjährung bei höherer Gewalt (gesetze-im-internet.de) (kontrol: 2026-11-01)
- §§ 1, 343, 344, 346, 348 HGB (gesetze-im-internet.de) (kontrol: 2026-11-01)
- §§ 29, 38 ZPO (gesetze-im-internet.de) (kontrol: 2026-11-01)
- §§ 1, 8, 9, 13, 39, 40 BeurkG (gesetze-im-internet.de) (kontrol: 2026-11-01)
- §§ 1, 20 BNotO (gesetze-im-internet.de) (kontrol: 2026-11-01)
- § 105 GewO, § 2 NachwG (gesetze-im-internet.de) (kontrol: 2026-11-01)
Yayın: 2026-11-01