Şerhin kanuni dayanağı nedir?
Almanya'da yabancı dildeki belgenin onaylı çevirisi söz konusu olduğunda norm şudur: Zivilprozessordnung (ZPO) § 142 Abs. 3. Madde mahkemeye, yabancı dilde yazılmış belgeler için bir çeviri getirilmesini emretme yetkisi veriyor. Bu çeviri, ilgili tür dil aktarımı için bir eyalette eyalet hukukuna göre ermächtigt veya öffentlich bestellt edilmiş bir çevirmen tarafından, ya da bununla eşit tutulan bir çevirmen tarafından hazırlanmış olmalıdır. Aynı fıkra şu kuralı koyuyor: Böyle bir çeviri, çevirmen bunu bescheinigt ederse "richtig und vollständig", yani doğru ve eksiksiz sayılır. Maddenin kapsamı mahkeme emridir; başka makamların talebi ayrı bir sorudur.
Bu yazı, şerhin hangi unsurlarını kanunun saydığını açıklar. Sitemiz şerh vermez; bu adım yetkili tercümanındır. Biz yalnızca tercümanın işini kolaylaştıracak ön çeviriyi hazırlıyoruz.
Kanun şerh için tam olarak ne söylüyor?
§ 142 Abs. 3 Satz 3, şu noktaları "soll" kalıbıyla belirtir: Bescheinigung çevirinin üzerine konulmalı, çevirinin yapıldığı yeri ve günü ile çevirmenin sıfatını belirtmeli ve çevirmen tarafından imzalanmalıdır. Satz 2 ise Bescheinigung'un hukuki etkisini sayıyor: doğru ve eksiksiz sayılma. Satz 4 bunun mutlak olmadığını ekler: Çevirinin yanlış veya eksik olduğunun ispatı mümkündür.
- çevirinin doğru ve eksiksiz olduğuna dair beyan,
- çevirinin yapıldığı yer (Ort),
- çevirinin yapıldığı gün (Tag),
- çevirmenin sıfatı (Stellung des Übersetzers),
- çevirmenin imzası.
"Soll" kullanıldığına dikkat edin: metin bir "mutlaka" ifadesi değil, yönlendirme normudur. Yine de kayıtlarınız ve alıcının beklentisi açısından unsurları eksiksiz tutmak en az sorun çıkaran yoldur.
Ön çeviri ile yetkili çevirmenin kendi çevirisi arasındaki ilişki nedir?
Bu, iş modelimizin en hassas noktasıdır ve açık konuşmak gerekir. Satz 1, çevirinin yetkili çevirmenin angefertigt ettiği, yani hazırladığı bir çeviri olmasını söyler; Satz 2'ye göre doğruluk ve eksiksizlik karinesi de o çevirmenin Bescheinigung'una bağlıdır. Kanun metni ön çeviriden yararlanmayı ne düzenliyor ne de yasaklıyor; bu konuda bir hüküm yok. Dolayısıyla "ön çeviri üzerine şerh atılabilir" demek kanundan çıkarılabilecek bir sonuç değildir.
Biz şunu söylüyoruz: Biz onay vermeyiz ve çeviriyi onaylanmış gibi sunmayız. Ön çeviriyi nasıl kullanacağınıza, tümüyle kendi çevirisi olarak benimseyip benimsemeyeceğinize ve şerhi atıp atmayacağınıza yetkili çevirmen olarak siz karar verirsiniz, sorumluluk da imzayı atan kişidedir. Mahkemenin, makamın veya eyalet kurallarının ön çeviri kullanımına nasıl baktığını ise ilgili mahkemeden ya da Landesjustizverwaltung'dan öğrenmeniz gerekir. Bir kuruma sunulacaksa bu bilgiyi yazılı almanız en sağlam yoldur.
"Kalıp şerh metni" neden yok?
Kanun, şerhin bir metin kalıbını vermiyor; hangi bilgilerin yer alması gerektiğini söylüyor. Bu yüzden hazır bir paragraf sunmuyoruz. Şerhin ifadesi çevirmenin unvanına, eyalet uygulamasına ve belgeyi isteyen makamın taleplerine göre değişebilir. Sorumluluk imzayı atan kişide olduğundan, ifadeyi de o kişi belirlemelidir.
"Sıfat" neyi ifade eder ve eyalet farkı nerede devreye girer?
"Stellung des Übersetzers" ifadesi, çevirmenin hangi sıfatla hareket ettiğini gösterir. Madde bunun ölçütünü eyalet hukukuna bağlıyor: ermächtigt veya öffentlich bestellt ve ayrıca "gleichgestellt". Şerhte yazacak unvanın, çevirmenin ilgili eyalette gerçekten sahip olduğu unvanla uyuşması gerekir. Mühür gibi ek unsurların gerekip gerekmediği ve unvanın nasıl yazılacağı eyalete göre değişebilir; çevirmen kendi Landesjustizverwaltung'unun kurallarına bakmalıdır. Eyalet bazlı arama için Landesjustizverwaltung'ların işlettiği justiz-dolmetscher.de veri tabanı bir başlangıç noktasıdır.
Şerhin çeviriyle ilişkisi: "çevirinin üzerine konulmalı" ne demek?
Kanun, Bescheinigung'un çeviriye konulmasını öngörür (Satz 3: "soll auf die Übersetzung gesetzt werden"). Şerhin ayrı bir belge veya e-posta olarak düzenlenip düzenlenemeyeceği konusunda metinde hüküm yoktur; alıcı makamın talebine bakın. Ön çeviriyi teslim ederken şerh alanına müdahale etmiyoruz; çevirmen bu alanı kendi dosyasında ve kendi biçimiyle ekler.
Ön çeviri şerhe hazır olmak için nasıl hazırlanmalı?
Şerh doğrulukla ilgili bir beyan olduğu için, ön çevirinin çevirmenin hızlıca karşılaştırabileceği bir yapıda olması önemlidir:
- Kaynakla aynı sayfa düzeni: Satır ve bölüm sırası kaynak belgeyle örtüşürse paragraf paragraf kıyaslanabilir.
- Özel adlar ve rakamlar: İsimler, adresler, tarihler ve numaralar kaynaktaki gibi yazılır; Türkçe harfler (ş, ğ, ı, İ) korunur. Şüpheli okunan yerler ayrıca işaretlenir.
- Kaynakta olan her şey: Mühür, kaşe, el yazısı notlar, damga ve imza yerleri çeviride kaynaktaki konumlarıyla kısa bir köşeli parantez notuyla belirtilir; okunamayanlar da böyle belirtilir.
- Sessiz atlama yok: "Eksiksiz" beyanı için hiçbir kısım sessizce atlanmamalı.
- Tutarlı terimler: Aynı Türkçe terim için aynı Almanca karşılık kullanılır.
Şerhi yazarken hangi kontrol soruları işe yarar?
Kanun metninden çıkan sorular şunlardır: Şerh doğruluk ve eksiksizlik beyanını içeriyor mu? Yer ve gün yazılmış mı? Sıfat, eyalet hukukundaki unvanla uyumlu mu? İmza atılmış mı? Şerh çevirinin üzerinde mi duruyor? Alıcı makam bunların ötesinde bir şey (belirli bir biçim, ek belge) istiyorsa bunu makamdan öğrenin; burada genel bir kural koymuyoruz.
Şerhin sınırı: ispat serbestliği
§ 142 Abs. 3 Satz 4, çevirinin yanlışlığının veya eksikliğinin ispatına izin veriyor. Yani şerh, çeviriye karşı itirazı tamamen kapatmaz. Bu nedenle çevirmenin şerhi, gerçekten karşılaştırma yapmış olarak imzalaması gerekir. Ön çeviri kullanan çevirmen için bu, kaynakla bir kez daha satır satır karşılaştırma anlamına gelir; ön çeviri bunu kolaylaştırabilir, yerine geçmez.
Bu rehber neyi kapsamıyor?
Bu yazı yalnızca ZPO § 142 Abs. 3'ün metnini esas alır. Başka bir makamın veya noterin şerhten ne beklediği ayrıdır ve ilgili kuruma sorulmalıdır. Süreç ve gizlilik için nasıl çalışır, belgeler için belge türleri, çalışma biçimi için serbest tercümanlar ve tercüme büroları sayfalarını kullanabilirsiniz; sorularınız için SSS ve iletişim sayfaları açık.
Sık sorulan sorular
Şerhi Almanca mı yazmak gerekir?
Kanun metni şerhin dili hakkında bir şey söylemiyor. Çeviri Almanca olduğu için şerhin de Almanca olması doğaldır, ancak bunu kanuni kural değil, uygulamada beklenen biçim olarak düşünün. Alıcı makam başka bir şey istiyorsa bunu kendisinden öğrenin.
Şerhi kim verir, biz verir miyiz?
Biz vermeyiz. Bescheinigung'u, Satz 1'deki şartları taşıyan yetkili çevirmen kendi sorumluluğunda verir. Kanun metni ön çeviri kullanımını düzenlemediği için, bu kullanımın kabul edilip edilmeyeceğini ilgili mahkeme veya Landesjustizverwaltung ile netleştirmek çevirmene düşer.
Kopyaya mı, aslına mı konur?
§ 142 Abs. 3 bunu düzenlemiyor. Çevirinin hangi belge nüshasına dayandığını (aslı, fotokopi, e-Devlet çıktısı) çeviride belirtmek, soru çıkma ihtimalini azaltır. Hangi nüshanın kabul edildiğini alıcı makama sorun.
Şerhten sonra çeviride değişiklik yapılabilir mi?
Şerh, imzalandığı andaki çevirinin doğru ve eksiksiz olduğunu belirtir. Sonradan metne dokunmak bu beyanı bozar; düzeltme gerekirse çeviri yeniden gözden geçirilip yeni tarihle şerhlenmelidir. Bu bir kanun hükmü değil, şerhin mantığından çıkan bir uyarıdır.
Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bir çevirinin kabul edilip edilmeyeceğine ve hangi şerhin gerektiğine yetkili tercüman ve ilgili makam karar verir. Biz onay (Beglaubigung) vermeyiz; onayı yetkili tercüman verir.
Kaynaklar
- § 142 ZPO - Anordnung der Urkundenvorlegung (kontrol: 2026-11-01)
- Dolmetscher- und Übersetzerdatenbank der Länder (kontrol: 2026-11-01)
Yayın: 2026-11-01