Alman makamlarında resmî dil ne ve Türkçe belgeyle ne yapılır?
Verwaltungsverfahrensgesetz (VwVfG) § 23 Abs. 1 kısa bir cümleyle başlıyor: "Die Amtssprache ist deutsch." Yani idari işlemlerde dil Almancadır. Fıkra 2 ise yabancı dilli başvuru ve belgelerin akıbetini düzenliyor: Bir makama yabancı dilde başvuru yapılır veya girdi, belge, vesika ya da başka dokümanlar sunulursa, makam unverzüglich, yani gecikmeksizin bir çeviri istemelidir ("soll"). Amtssprache Almanca olduğundan (Abs. 1) çevirinin de Almanca olması beklenir.
"Onaylı çeviri" ne zaman istenebilir?
§ 23 Abs. 2 Satz 2: "In begründeten Fällen", yani gerekçeli durumlarda, onaylı (beglaubigte) bir çeviri ya da öffentlich bestellter veya beeidigter bir tercüman/çevirmen tarafından hazırlanmış çeviri istenebilir. İki nokta dikkat çekiyor. Birincisi, onaylı çeviri istisnadır; genel kural çevirinin istenmesidir. İkincisi, "begründet" kavramı kanunda tanımlanmıyor ve örnek liste de içermiyor. Somut durumda ne kastedildiği için makamın yazısına bakın.
Kişi veya büro açısından çıkarım: "Her belge onaylı olmak zorunda" demek kanun metniyle desteklenmez. Aynı şekilde "hiçbir zaman gerekmez" demek de doğru olmaz. Doğrusu, makamdan hangi tür çeviriyi istediğini yazılı olarak öğrenmektir.
Çeviri zamanında verilmezse ne olur?
Satz 3: İstenen çeviri gecikmeksizin sunulmazsa makam, masrafı ilgiliye ait olmak üzere çeviriyi kendisi temin edebilir. Satz 4, makamın çevirmen kullanması hâlinde tercümanın JVEG'in uygun uygulanmasıyla ücretlendirileceğini söylüyor. Burada yalnızca kanunun kendi ifadesini aktarıyoruz; tutarlarla ilgilenmiyoruz.
Süreler için ne söylüyor? Abs. 3 ve Abs. 4
Bu kısım, pratikte en çok işe yarayan kısımdır:
- Abs. 3: Bir bildirim, başvuru veya irade beyanıyla, makamın belirli bir şekilde harekete geçmek zorunda olduğu bir süre başlatılacaksa ve bunlar yabancı dilde gelirse, süre ancak makamın elinde çeviri olduğu andan itibaren işlemeye başlar.
- Abs. 4: Yabancı dilde gelen bir bildirim, başvuru veya irade beyanıyla, ilgilinin lehine makama karşı bir süre korunacak, kamu hukukundan doğan bir hak ileri sürülecek veya bir edim istenecekse: makam isterse ve belirlediği makul süre içinde çeviri sunulursa, belge makama ulaştığı anda verilmiş sayılır. Aksi hâlde çevirinin ulaştığı an esas alınır; uluslararası anlaşmalarda başka bir hüküm varsa o saklıdır. Makam süre verirken bu hukuki sonuç konusunda uyarmak zorundadır.
Bu iki fıkra tercüman ve büro için açık bir uyarı içeriyor: çeviri geç gelirse ilgili kişinin tarih kaybı yaşama riski vardır. Makam bir çeviri süresi belirtmişse, ön çeviri ve onay adımını bu süreye göre planlayın.
Makam yazısında "Übersetzung" ile "beglaubigte Übersetzung" nasıl ayırt edilir?
Yazıda yalnızca "Übersetzung" geçiyorsa, kanundaki genel kural (Abs. 2 Satz 1) söz konusu olabilir. Yazıda beglaubigte ya da öffentlich bestellt/beeidigt bir kişinin çevirisi isteniyorsa, Satz 2'deki istisna söz konusu olabilir; ayrıntı için makamın yazısına bakın. Hangisinin istendiği şüpheliyse, ön çeviriyi başlatmadan önce makamdan yazılı netleştirme isteyin; böylece yetkili çevirmenin işi de baştan doğru planlanır.
Mahkeme tarafı: § 142 ZPO farklı bir mantık mı?
VwVfG idari işlemler için bir dil düzeni koyar. Hukuk davasında ise ZPO § 142 Abs. 3 mahkemeye, yabancı dilli belgeler için çeviri getirilmesini emretme yetkisi veriyor; çevirinin eyalet hukukuna göre ermächtigt veya öffentlich bestellt bir çevirmen tarafından yapılması ve çevirmenin doğruluk ve eksiksizlik şerhi vermesi bekleniyor. İki norm farklı bağlamda çalışıyor: biri idari başvuru, diğeri hukuk yargılaması. Bir makamın veya mahkemenin "onaylı çeviri" derken tam olarak neyi kastettiği yine o kuruma sorularak netleştirilmelidir.
VwVfG her işlem için mi geçerli?
Bunu genel olarak söylemiyoruz. Uygulama alanı (§ 1 VwVfG) ve eyaletlerin idari usul kanunları ayrıca incelenmelidir; belirli işlemlerde özel kanunlar da devreye girebilir. Makam yazısındaki dayanak maddeye bakmak ve dil kuralını orada okumak en sağlam yoldur.
Büro ve serbest tercüman için pratik sıra
- Makamdan gelen yazıda tam olarak ne istendiğini okuyun: yalnızca çeviri mi, yoksa beglaubigte ya da öffentlich bestellt/beeidigt tercümanın çevirisi mi?
- Yazıda süre varsa, tarihi ve yazıdaki uyarıları (özellikle Abs. 4 uyarısını) kayda alın.
- Onay isteniyorsa, çeviriyi onaylayacak yetkili kişiyle erkenden iletişime geçin; ön çeviriyi buna göre planlayın.
- Onay istenmiyorsa bile, çevirinin eksiksiz ve kaynakla örtüşür olmasına dikkat edin; mühür, kaşe ve imza yerlerini belirtin.
- Emin değilseniz makama yazılı soru yöneltin ve cevabı saklayın.
Küçük bir not: Abs. 4'teki "makul süre" kanunda gün sayısıyla tanımlanmıyor; süreyi makam belirliyor. Bu yüzden yazıdaki tarihi ve uyarıyı dosyaya ekleyip çeviri sürecinin her adımında aynı tarihe göre geri planlama yapmak işi sadeleştirir.
Bizim rolümüz
Turkdeutschservice, Türkçe–Almanca ön çeviri hazırlar ve onay vermez. Çeviriyi yetkili tercüman kontrol eder, gerekirse şerhi kendi sorumluluğunda ekler ve müşteriye kendisi sunar. Teslimimiz adsızdır. Çalışma biçimi için nasıl çalışır ve gizlilik, belgeler için belge türleri, taraflar için serbest tercümanlar ve tercüme büroları sayfalarına bakabilirsiniz; SSS ve iletişim de açık.
Sık sorulan sorular
Makam Türkçe belgeyi hiç çevirtmeden kabul edebilir mi?
§ 23 Abs. 2 Satz 1 "soll" diyor; yani makam çeviri talep etmelidir. Bu bir "mutlaka" değil, genel kuraldır. Somut olayda makamın ne yapacağını kanun metninden çıkaramayız; makamın yazısı belirleyicidir.
Çeviri masrafını kim öder?
Kanun, çeviri geç gelirse makamın çeviriyi "auf Kosten des Beteiligten" temin edebileceğini söylüyor. Yani masraf ilgili tarafa yüklenebilir. Çeviriyi kendiniz sunarken ödeme ilişkisi tercüman ile müşteri arasındaki sözleşmeye bağlıdır; bu sitede fiyat bilgisi yer almaz.
Süreyi kaçırma riskini nasıl azaltırız?
Makam bir süre verdiyse, Abs. 4'teki "makul süre" bu süredir. Ön çeviriyi mümkün olduğunca erken hazırlatmak, tercümanın karşılaştırma ve onay adımına zaman bırakır. Süre uzatma talebi varsa bunu makama yazılı iletin; makamın bu talebe nasıl yaklaşacağı kanun metninden anlaşılmıyor.
Süre başlangıcı konusunda tercüman müşterisine ne söylemeli?
Abs. 3 ve Abs. 4 farklı durumları anlatır: biri makamın harekete geçmesi gereken süreyi, diğeri başvuranın lehine korunacak süreyi ilgilendirir. Müşterinize "belge makama ulaştığı gün işlem tamam" gibi kesin bir sonuç vaat etmek yerine, makamın çeviri için süre verip vermediğine ve bu süre içinde çevirinin sunulup sunulmadığına bakmasını önerin. Bu değerlendirme hukuki danışmanlık gerektirebilir; biz onu yapmıyoruz.
Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bir çevirinin kabul edilip edilmeyeceğine ve hangi şerhin gerektiğine yetkili tercüman ve ilgili makam karar verir. Biz onay (Beglaubigung) vermeyiz; onayı yetkili tercüman verir.
Kaynaklar
- § 23 VwVfG - Amtssprache (kontrol: 2026-11-01)
- § 142 ZPO (kontrol: 2026-11-01)
- Dolmetscher- und Übersetzerdatenbank der Länder (kontrol: 2026-11-01)
Yayın: 2026-11-01